Hayat değiştiren bir tek cümle

Hayat değiştiren bir tek cümle

Hülide

Hülide

Tarih Yayınlandı

Siz yeni bir ülkede yaşayacak olma heyecanını daha önce tattınız mı? Hem de tamamen kendi emeğinizin meyvesi olarak. Ben tattım ve geçmişe şöyle bir dönüp bakmak ve o ilk altı aylık heyecan verici süreci yeniden hatırlamak, aynı coşkuyu tadamadığım yurtdışı hayatım boyunca sıklıkla yaptığım bir şey.

Aslında, üniversite hayatım boyunca çok çalışkan, başarılı ya da zeki biri olmasam da sanırım kendi güçlü yanımı her zaman iyi biliyordum: PLANLAMA. Biliyorsunuz, üniversite mezuniyeti sonrası birçok kişi bir de yüksek lisans yaparak kariyerlerini ve pozisyonlarını sağlamlaştırmak ve biraz da o öğrenci hayatından iş hayatına geçişlerini kolaylaştırmayı planlar. İşte ben de tam olarak bunu planlamıştım. Neler yapabileceğimi üniversitede asistan hocalarımla aylar içerisinde sıklıkla tartışıyordum. Genç bir asistan hocam, bana yurtdışında yüksek lisans yapmamı söyledi. Tabi ki, bir ilk 3 saniyede aklıma gelen birçok öğrencinin aklına gelenden farksızdı; ne param ne de büyük başarılarım vardı. Bilirsiniz, parası olmayan herkes eğitim için burs arar, ama ben daha makul bir şeyin peşinde koştum.

Sanıyorum en büyük başarı strateji oluşturabilmek. Üniversitelerde proje bulabilmeyi bir stratejiye dönüştürmek ve günde 1.5 saat ayırarak plana bağlı kalmak sanıyorum yaptığım en akıllıca şeylerden biriydi.

Bir profesörden kabul aldığını görebildiğin o e-posta, sanki çerçeveletip sevgilinin resmine bakar gibi her gün seyredebileceğin bir görüntüye dönüşüyor. Tüm o yazışmaların ardından, tekrar tekrar bakarak bir hata yapmadığıma emin oluyor, hayatımın tamamen değişeceğine dair umutlarım ve hayallerim artıyordu. Tüm o kabul, vize ve oturum izni prosedürlerinin ardından gitmek vardı.

Tabi ki ardında bıraktıklarını düşünerek gitmek de her zaman kolay değil, ama tereddütlerin beni her zaman hataya sevk ettiğini kendime bir kez daha hatırlattım ve bu hatırlatma kendime yeni bir prensip edinmeme de yol açmıştı.

Tabi ki planlama, en büyük yeteneği olan biri olarak düşüncesizce yurtdışına adımımı atmadım. Yabancı dilimi geliştirmek için kendime uygun bir plan hazırladım. Kullanacağım defterleri hatta beni kabul eden yabancı öğrenci işleri ve profesöre dahi alacağım hediyeleri kararlaştırdım. Şehrin haritasını bile oluşturduktan sonra yola koyuldum.

Eğitim tüm hızı ile ilerlerken iş bulmak için kendime yine çok iyi bir motivasyon mektubu ve CV şablonu oluşturdum. Bu şablonu başvuru yapacağım firmaya göre saniyeler içerisinde yontuyordum. Yüzlercesine e-posta göndersem de ilk gerçek işimi 1 sene sonra buldum.

Tüm bu basit gibi görünen aşamalar bugünkü eşimle tanışmama ve çocuğumuz olmasına vesile oldu. Belki de o asistan hocamın bile bugün hatırlamadığı tek bir cümle, şu an kendime bambaşka bir hayat kurmamın temel nedeni olabileceğini kim bilebilirdi?



Yorumlar

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız